Aydın ve Muğla İlleri Arkeolojik Yüzey Araştrmaları

Prof. Dr. Sevinç Günel başkanlığında Aydın çevresinde 2001 yılından buyana gerçekleştirilen yüzey araştırmaları, yörenin Neolitik ve Kalkolitik Çağ kültürlerinden başlayarak Antik dönemlere uzanan bir kültürel gelişimin tanınmasına olanak sağlamıştır. Bu bağlamda Aydın dağlık bölgesinde yer alan Köprüova daha çok Neolitik Çağ kültürlerinin varlığını gösteren seramik buluntuları ve bunun yanı sıra Neolitik ve Kalkolitik Çağ kültürlerinden tanınan taş aletleri ve obsidyen aletleriyle dikkati çekmektedir. Öte yandan Çine ovasındaki konumuyla Tepecik Höyüğü, ele geçen seramik buluntuları ışığında en erken Neolitik ve Kalkolitik Çağ’a uzanan bir kronoloji içinde değerlendirilebileceğini ortaya koymuştur. Köprüova ve Tepecik, bölgenin coğrafyasına uygun konumlarıyla bölgelerarası kültürel ilişkilerini ve etkilerini yüzey buluntularıyla da olsa yansıtmaktadır. Yüzey araştırmalarının ilk sonuçlarına göre, doğuda Denizli ve Göller bölgesini içine alan, güneyde Elmalı bölgesiyle yakınlık kurulabilen bir kronolojik gelişimi vermektedir. Ayrıca burada ele alınan buluntular, batıda Ege dünyasıyla da bağlantıların kurulabileceğini göstermiştir. Bu özellikleriyle Köprüova ve Tepecik, sadece bulundukları bölgenin değil, aynı zamanda Batı Anadolu’nun tarihöncesi dönemlerine katkı sağlayacak neticeleri sunan prehistorik merkezlerdir.

Aydın bölgesi yüzey araştırmaları kapsamında ele alınan Çatalkaya, Dedekuyusu ve Bahçetepe ise, daha çok Tunç Çağlarına ait buluntularıyla dikkati çeken merkezlerdir. Bu bağlamda, sıra dağların Ege kıyı şeridiyle birleştiği bölgede bulunan Çatalkaya akropolü, ve Menderes ovasında doğu-batı doğrultusunda takip edilen Dedekuyusu ve Bahçetepe Höyükleri, Ege ile iç Batı bölgeleri arasında Tunç Çağı kültürlerinin tespit edildiği merkezlerdir. Kuşadası bölgesinde Çatalkaya’da yüzey buluntuları, en erken M.Ö. 3. bine tarihlenmektedir. Bu kronolojiyi, seramik buluntuları ışığında M.Ö. 2. bine değin takip etmek mümkündür. Bu buluntular, Çatalkaya’nın Kuşadası bölgesinin bilinmeyen tarihöncesi kültürlerine katkı sağlayacak bir merkez konumunda olduğunu desteklemektedir. Öte yandan doğu-batı doğrultusunda uzanan Büyük Menderes’in oluşturduğu bereketli ovada, kuzeyinin Aydın dağlarıyla sınırlandığı bölgeye yakın bulunan Dedekuyusu ve Bahçetepe Höyükleri, bölgenin Tunç Çağlarına ait kültürel gelişmesini aydınlatan diğer yerleşim birimleridir. Söz konusu höyükler, Batı Anadolu Bölgesi’nin doğu ve güney bölgeleriyle bağlantılarına olanak sağlayacak önemli doğal yollardan biri üzerinde bulunmalarıyla dikkati çekmektedir. İç Anadolu Bölgesine doğru en fazla sokulan bir vadi özelliğini taşıyan Büyük Menderes üzerinde, Dedekuyusu ve Bahçetepe Höyükleri doğal yolların sağladığı olanaklara uygun olarak bölgelerarası kültürel ilişkilerini gösterecek veriler sunmuştur. Bölgelerarası bağlantılarını seramik buluntuları açısından doğuda Denizli bölgesi, güneyde Burdur-Göller bölgesi ve kuzeyde İzmir bölgesiyle izlemek mümkündür.